25 Ağustos 2011

Yeni Perdelerimiz

yatağımız kocaman. memnun muyum. kesinlikle hayır. ama beyim kocaman ne yapalım. su yatağı ve inanılmaz rahat ve sağlıklı.

yatak odasında tül perde ve su yeşili kalın perde tercih ettik. burda rengi belli değil pek ama güzel oldu. Amerika'dan B&H electronic storedan fotograf makinesi alırsak tekrar çekerim :)dolap kapakları ile de uydu rengi. ev, eve benzedi a dostlar. Ayhan Perde'den. Ama hala esksiklerimiz var yatak odasında.

Mutfak salonumuzun perdelerini İMÇ'den Ayhan Perde yaptı. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine bulduk. Onları eve çağırmak durumunda kaldık. Sanırım fiyatlar artuyor bu şekilde ama patronumun gözünde benim saat ücretim daha pahalı olduğundan vakit yok tabi bu işlere.

Ayhan Perde'den çok memnun kaldık. Zate kendileri konsolosluklarla da çalışıyorlarmış. ve konsoloslukların gelen vatandaşlarına verdikleri yardımcı el kitabında da iismleri varmış. o sebeple pek çok Alman ve Fransıza da perde yapmışlar.

Ayhan Perde: Tel: 0 212 528 40 39 - 0 532 284 00 31


Adres: İ.M.Ç. 1. Blok No: 1514 Unkapanı/İstanbul

Mutfak perdemiz normal tül. metalden de rustiği var. gayet memnunuz.
Perdeleri çekerken, evimizin sayemde ne kadar renkli hale geldiğini de göstermek istedim. Soldaki fuşya tuzluk ve sağdaki fuşya kaşıklık habitat'tan, turuncu çaydanlık tantitoni. Yarısı görünen kırmızı kase de habitat. Saat de benim eserim tabi ki. Kedili tabak çanak satan bir marka var ya ondan almıştım markafoni'den. her ne kadar doğumgünüm b.k gibi geçmiş olsa akşam geç vakit eve gittiğimde bir sofra ve çiçeklerim beni bekliyordu. ve tabi sevgilim de. ben tabi işteki stresimden bahsedim ortamı b.k ettim ama yapçak bi şey yok. bildiğiniz üzere biz perdesizdik bugüne kadar. birinci katta oturduğumuzdan alem görmesin oramızı buramızı diye panjurlak kapalı kaldıkça daralıp kavga edip ışıksızlıktan kendimize gelemediğimiz çok olmuştur. sonunda bu işi ele aldım. ikimiz de çok yoğun olduğumuz için ve de perdeci gezemeyeceğimiz için eve çağırmaya karar verdik. Salondaki zebre deseni perdeler Zeyre Perde'den. Kardeşimin tavsiyesi. Hakikaten çok çok memnun kaldık. çok temiz ve hızlı çalıştılar. personeli süper. tek kelimeyle herşey mükemmeldi. tek dez avantajları kumaş perde yapmamaları. ben de daha sıcak bir hava olması açısından diğer odalara zebra istemedim açıkçası. resimde çok somon durmuş ama aslında normalde bu kadar somon durmuyor. sonuç olarak biz çok beğendik. henüz salonumuzun çoğu boş. gördüğünüz iki berjeri de bilgili mobilyadan almıştık. kardeşim hiç beğenmedi ama biz beğeniyoruz. üstelik çok da rahatlar.

Zeyre Perde: Öktem Bey

Tel: 0 212 236 41 20 e-mail: info@zeyreperde.com

Abbasağa Mah. Ihlamur Cad. No: 21/A Beşiktaş
bu kadının vücudunun da saçlarının da hastası olduğumu söylemiş miydim. Ben de her gün yoga yapmak istiyorum böyle vücudum olsun diye olmüyör :( Zamansızlık bahane biliyorum ama yok anam ben tembel insanım yapcak bi şey yok. İşte tembel değilim ama yanlış anlaşılmasın. O kadar daraldım ki yazasım var buraya o sebeple.

Amerikalı oda arkadaşımı çok sevmeye başladım. Rüyamda da İngilizce konuşmaya başlayacağım sanırım :) Zaten bu aralar çok enteresan rüyalar görüyorum. Gündüz yetişmeyenleri gece rüyamda yapmaya devam ediyorum. Yemin ediyorum. Bazen karıştırıyorum neyi gerçekte neyi rüyamda yaptığımı.

Yıldırım Özdemir'de kaş alan Nigar, ki kendisi Nefise Karay'a çok benzer, zaten yakın arkadaşıymış, usturayla alıyor kaşlarımı. Kalınlaşsın diye. İşe de yarıyor biliyor musunuz. sorun şu ki her hafta kaş aldırmam lazım. ve ben haftalardır aldıramadım. haliyle NYC'ye de bu kaşlarla gitmek istemiyorum. yani bir ara işten bir 1 saat kaçmam lazım ama bunu ne zaman yapabileceğim giç bilmiyorum. Allah'ım sen aklıma mukayet ol sürmenaj olmuş olabillir miyim acaba? Süremenj nasıl olunuyor?

bittim

biliyorum insan bittim dediği anda bile hayvan gibi çalışmaya devam edebiliyor. ama hem yorgunluk hem de patron baskısı yemin ediyorum bitirdi beni. stres olmasa çok çalışmak koymuyor. tuvalet kağıdı ve kulak temizleme çubuğu bitti, marketi açık yakalayıp da alamıyorum. zavallı kardeşim de benim gibi sabahlamakta. avukat olmayın galiba. bence Elif de der ki mimar da olmayın. xanax'la geçirdim geçen haftayı resmen. bu sabah ağladım çünkü stresten elim ayağım titriyordu. 32 yaşındayım yaaa.... ben artık böyle bir hayat istemiyorum sanırım. çantam ayakkabım da yeter bana şimdiye kadar aldıklarım. daha az kazanayım hatta evimin kadını olup çocuk bakayım ben artık. Bak annem 56 yaşında öldü. Anneannem 47'ymiş öldüğünde. Sevgilim 46 ben 32 yaşındayım.

New York için hiçbir hazırlık yapamadım. Acaba izin vermezse istifa etsem mi diye bile düşünüyorum. O kadar sinirlerim bozuk anlayın.

stajyerim de bir gerizekalı ve dil pabuç gibi. ben hiç böyle olmadım yaa... hala bile değilim yani, anam babam beni amma saygılı yetiştirmiş, ya da ezik mi demeli bilmem.

sevgilim sonund abugün dönüyor. çok çok özledim onu. yıldönümü hediyemizi hala veremedim. bu gece gecenin hangi köründe çıkacağım çok merak ediyorum.

galiba ben butik falan açmak istiyorum. bavul ticareti gibisinden. artık avukatlık yapmak istemiyorum sanırım. yani bu sorumluluk ve stres beni bitirmeden ben onu mu bitirsem bilemiyorum. neyse işte içinizi karartmaktan başka bir şey yapmadım bugün. sorry.

dua edin de NYC'ye gidebileyim. Dua edin de orda stressiz vakit geçirebileyim.

23 Ağustos 2011

Ta subatta almistim


Yorgun aksamlarimda kafa dagitmak icin okudum. Coco'nun biyografisi. Begendim. Coco da aslanmis bu arad :)
Alfonso Signorini. Chanel Ruya Gibi Bir Hayat. Turkuvaz Kitap. Operim

21 Ağustos 2011

Ama bugün cumaymış...

Kardeşim göndermiş, Nazım'dan...

"Ama bugün cumaymış, yarın cumartesiymiş, çoğum gitmiş de azım kalmış, umurumda değil..."

Çalışıyorum bugün yine. Birilerinin gözü kaldı sanırım sandı ki benim hayat bana güzel. değil halbukisi... New York tehlikede. Bugün yine çalışıyorum. ve hayatım dışarıdan gözüktüğü gibi değil. en basitinden annem yok. Beni tekrar ülser yapmak üzere olan bir işim var. Hamdolsun diyorum güzel şeyler anlatıyorum ama gözünüz kalmasın lüffen yaaa...

19 Ağustos 2011

cok calisiyorum

dogumgunumde de calistim. hatta pazar gunu ise geldim pazartesi sabah 07:30'a kadar çalıştım. 2 saat uyuyp çalışmaya devam ettim. Öyle anam :)

14 Ağustos 2011

Ev Partisi ve Buz

Ağustos 2009 yılında http://socialmariposa.blogspot.com/2009/08/ev-partisinde-buz-sorunsal.html yazmıştım. Yarın akşam için tekrar ihtiyacım oldu. Hala aktifler, hala telefon numaraları aynı ve hala minimum sipariş tutarı 25-TL. şahane :) Yarın doğum günüm :) happy birthday to me :)

12 Ağustos 2011

Dün

yaw bana bir haller oluyor uyuzum, sormayın. Başım dönmekte, denge biraz garip, başım ağrımakta ve beynim yokmuş gibi hissetmekteyim. Konsantrasyon eksikliğim var yani. Dün doktora gittim. Beyin MR'ı bile çektiler. Allah'a şükür hiçbir fiziksel problem yok ama ben o arada acaba kanser miyim diye korkmadım değil. Sonra dedim mi ben istisna olucam haya bağlanıcam iyileşicem diye teselli ettim kendimi. Ama sonra düşündüm benimki benimle evlenmez mi acaba kanser olursam diye. Kendi kendime yazdım yine ama rahatlattım kendimi tez vakitte.

Bence elektonik müziği MR'a giren birisi bulmuş. MR'a ilk girdiğimde bi daraldım dedim ki solaryumda olduğunu hayal et. Sesler başlayınca da dedim ki Crystal'da olduğunu hayal et. Öyle geçti zaman.

Sorun psikolojikmiş. Dedim ki ay ben kendimi ilk defa iyi hissediyordum bu aralar ne stresi ayol dedim. Dediler ki herşey bitip rahatlayınca vücut bazen salar kendini eskiler çıkıyor olabilir. höh. Bilmiyorum da tez vakit beynime geri kavuşmak istiyorum zira bu durum beni çok rahatsız ediyor. Dün saat 16:00'ya kadar uyuduğuma inanabiliyor musunuz? Şaka gibi yaa şaka.

Öyle yani.

Bugün de Bursa'ya gidiyorum toplantıya. Hatırladım da geçen yıl benimkiyle gitmiştik Bursa'ya toplantı ya Temmuz ayıydı sanırım. O zaman şüpheleniyordum benden hoşlandığından :) O gün beni kıskanmış meğersem falan, hi hi :) Akşam İstanbul'a dönüşte de Özlem Süer'in kokteyline gitmiştim hatta da Instyle Ağustos 2010 sayısında resmim çıkmıştı ama kekolar soyismimi yanlış yazmışlardı. O zamanlar 47 kiloydum. Şimdi ne kadar oldum acaba dün diyetisyene de gidemedim çünkü.

Sigarayı bıraktım, çok sağlıklı besleniyorum bu sefer de psikolojik yollardan vücudumu hasta ettim. Hayret bi şey yaaa...

10 Ağustos 2011

İstiyorum

ah ah kaç mini parasını çaputa yatırdım bir bilseniz











Şimdi şurda kurulup Balthazar'ımı okusam. Dün aldım başladım bu arada ve çok heycanlı başladı, eve gidip de okusma diye bekliyorum öyle söyliiim.

Akın Balık


diyette olduğum için sadece salata ve ızgara çupra yedim.




Akın Balık

Fermeneciler Cad. Ali Yazıcı Sok. Gümrük Han D: 10 Karaköy

Tel: 0 212 244 97 76

Öylesine

Saçı güzel olmuş. Biğendim.
Bu aralar herkes bana cildimin çok iyi gözüktüğünü söylüyor. Sigarayı bırakalı 1 aydan fazla oldu ve 20 güne yakındır da neredeyse her gün yoğurt yiyorum. Bunların etkisi diye düşünüyorum. Bir de pek sıkıntı yapmıyorum bu sıra hayatı. Cipralex etkisini bu kadar çabuk göstermemiştir sanırım, ilaca tekrar başladık da geçenlerde. O zamandan beri iyiyim ama, yıldönümü sebebiyle depreşmiştim o sıra sanırım. Neyse bir süredir iyiyim ve böyle devam etmesini diliyorum. Allah'ım lüffen.

Dün akşam kardeşimin erkek arkadaşı için veda yemeği vardı. Askere gidecek de. Benim minik kuşum çok güzel organizayon yapmış sevgilisine. Galata köprüsünün sağ tarafında Akın Balık var, oradaydı organizayon. Böyle çay bahesi kıvamında, asmalar altında, oldukça keyifliydi. Akın Balık'ı tavsiye ederim, salakş mekan sevenlere. Birazdan üşenmezsem bir kaç resim eklerim Akın Balık'la ilgili. Bu sıra çok enerjisizim, daha doğrusu kendimi hasta olmak sınırında hissediyorum. Sebebiyse tabi ki klimalar. Yaaz geçti ve ben of bitsin sıcaktan öldüm diyemedim bir gün. Hiçbirşey anlamadım koca yazdan desem yeridir, inanın bana.

İşler yoğun ve ben kendimi veremiyorum nedense. Klimadan kaynaklı bu durumum sebepli diye düşünüyorum. Ya da New York heyecanı başladı belki de :) Aman kıçınızı kaşıyın da bir aksilik olmasın, nazar değmesin, biliyorum herkesin gözü var :)

Zeynuş doğurdu bu arada, Kaya isminde bir oğlu var. Artık düğün fasılları neredeyse bitti. Artık doğum fasılları başladı hatta çocukların doğum günleri bile başladı. Geçen gün sevgilim düğünün Almanya'da olması ile ilgili bir şey söyledi. Dedim ki senelerdir giyindim süslendim, elbisesi, saçı, makyajı, ayakkabısı, çantası, altını, düğün düğün koşturdum. Vallahi olmaz, (i) o altınları geri almam lazım :p (ii) herkesin de benim için süslenmesi lazım :)

evlenmiyorum anam heycan yapmayın, daha teklif vs yok sadece dilimize vurmuş durumda. Bu sıralar onda kalıyorum zaten hep. O zaman sorun yok. Onda kalamayınca heyheyleniyorum ben iki ev arasında git gel yoruyor beni, bir de özlüyorum :(

Bir şiirler bitirmek isterdim ama aklımda hiç yok vallahi.

09 Ağustos 2011

dedik

dedim ki
- ben daha spontaneyim
dedi ki
- evet ama bütün işi ben yapıyorum

hem gülüyorum hem hak veriyorum...

Ofisimi Süsleyenler

Matisse

Matisse

Chagal

Bedri Rahmi: 1911 Görele doğumludur. İstanbul Devlet Sanatlar Akademisi mezunudur. 40 yıl öğretmenlik yapan Bedri Rahmi aynı zamanda şair, ressam, mozaikçi, heykeltraş, gravürcü, cam ve yazma sanatçısıdır.

Mehmet Hamdi Eyüboğlu: 1939 doğumludur. Yazmacılığa 1950'de başlamıştır. Kalıplarını kendisi hazırlar. Tüm kompozisyonu ve renk cümbüşlerini kendisi düzenler.

Yazma Nedir? Kalıpla kumaş üzerine baskı yapma sanatına "yazma" derler. Bütün işlemler el işidir. Renkler fırça ile konur. Her parça ayrı ayrı boyanır. Özgün baskı sanatlarının en özgünüdür.

Motif Adı: BR 2 Boyacı


PS: Blogumun yeni dizaynını nasıl buldunuz? Biraz interaktif olun lütfen biliyorum okuyorsunuz ama biraz paylaşın benimle düşüncelerinizi :)

08 Ağustos 2011

Göcek 1. Gün






Sabah uçağımız 6:30'daydı o yüzden çok zor oldu uyanmak ama şu güzelliğe geldik. Havalimanındna Göcek taksiyle 75 TL. Fiyatlar geçen yılla aynı. Geçen yıl Sarıgerme'ye gitmiştik biz 60 TL idi şimdi yine aynı. Otel hemen Göcek'in içinde ve sahile çok yakın. Kendi yüzme havuzu var. Ama biz sadece akşam yemeğinden dönüşte gece biraz girdik o kadar.

sabah erken vardığımızdan odamıza da 14:00 itibariyle girebileceğimizden ne yapsak derken boş odaya upgrade ettiler bizi. Süperler. Şimdi 4 tip oda var sanırsam orda. Çatı katı, bence istemeyin onu. Balkonlu oda birinci katlar. Biz bunu almıştık. Bizi giriş katındaki bahçeli odaya upgrade ettiler. 4. tip de suitler. Ama biz bahçenin tadını pek çıkaramadık açıkçası. Bir gece de balkonmuş bahçeymiş pek farketmiyor.


Ben güneş kremi olarak göğüs ve sırt gibi cildimin yağlı olduğu bölgelere babe 30 koruma kullanıyorum. Yüzüm için, yanımd agötürmemiş olsam da, hatırladığım zamanlarda şehirde de sürmek üzere Avene 50 koruma kullanıyorum. Ama emülsiyon olması önemli yüz için. Krem kullanmayın. Bir de M.D. Formulations 30 koruma almıştım vakti zamanında o da Kuzguncukta'ki evde duruyor, onu da orda kaldığım zamanlarda kullanıyorum. Onun haricinde ben artık bacaklarıma vs pahalı kremler almıyorum. Hawaiin Torpic olsun Nivea olsun benim işimi görüyor. Bu yaz da bu Hawaiin Torpic 8'i kullandım. Aslında 15'in altına önrmeiyorlar ama ne yapalım vallahi kuş kadar tatil olunca. arkadaki çizgili çantayı 3'lü set halinde Amerika'da Ross'dan çok ucuza almıştım. Büyüğü ve küçüğü var bu ortanca olan. Ralph Lauren.

En güzel şeylerden biri de plajdai otelde, bir yerde daha görmüştüm ama unuttum, kitaplıklar olması. bir sürü dilde pek çok kitap. alın, okuyun, yerine koyun sonra. heh hatırladım marinada gördüm bir de.

Unutmadan söyliyeyim Swiss Otelde Wings'e %10 indirim var.

her yerde bu bisiklet park yerlerinden var. süper değil mi?

bunlar da über ötesi villaport evleri :(






















Haftasonu Ne Okudum?

Lawrence Durrell'in İskenderiye Dörtlüsü'nden ilki olan Justine'i okudum. aslında geçen yıl başlamıştım. annemin yanında hastane okuyordum. vefattan sonra edirnede kalmış. son gittiğimde almıştım bu haftasonu bitirebildim. ikinci kitap Balthazar'ı okumak için sabırsızlanıyorum.

bu arada bu sabah bütün kredi kartlarımı sevgilime verdim. tasarruf planım bütün hızıyla başladı artık. yalnız new york'ta yapacağım alışverişler için beni kınamayın. onun için kafamda bir nakit bütçesi var sadece onu harcayacağım.

Göcek 1. Akşam




Bu yüzer market.




sahilden çıkınca, bu arada plaj saat 19:00'a kadar açık, bilmiyorum neden, pisikletimize bindiğimiz gibi Can Restaurant'a gittik. Bu da Deniz Berdan'ın tavsiyesi.
Biraz kedi besledik.

Bu tereyağ kendi yapımları. otlu ve sarımsaklı. diyette olduğum için ucundan tatmış olsam da aklım kalmadı değil. hani bıraksanız hepsini yer miydim? yerdim.

Önden bu şahane salatayı bitirdik. sossuz isteyip bir çorba kaşığı zeytinyağı ve balzamik sirket koydum. Tadı çok güzeldi tabi ki. Roka, marul, taze nane, salatalık, domates, beyaz peynir.


Maalesef balığın resmini çekmeyi unutmuşum oburluktan. Büyük deniz levreği yedik. ızgara. Gayet lezzetliydi.

Sonrasında da bu şahane revaniyi ikram ettiler bize. Diyette olduğum için bir tane paylaşırız dedik, amacım tek çataldı ama manitamın damak zevkine uymadığı için yukarıda gördüğünüz onun tek ısırığı sonrası kalanını ben afiyetle yedim. ne yapayım yaw.

Sonuç olarak Can Restaurantı da beğendim, tavsiye ederim.

Sonrasında biraz daha bisikletle dolaştık. İsmi Topaz, Opaz vs olan bir zincir sitenin önünden geçtik. Bir evim olsa orda diye hayal kurdum. Sevgilim yanımda. Çocuğum olsa. Hormanlarım tavan yaptı ya nasıl bebek istiyorum anlatamam. Hala böyle bir hayalim var ama çok uzak geliyor sanırım çok pahalılar. Ama çok da güzeller. Neyse hamdolsun.

Ha size anlattım mı ben bilmem, şükretmek, teşekkürler Allah'ım bu kadar yeter demekmiş, hamdolsun ise teşekkürler ve biraz daha alayım demekmiş. o dalga geçtiğimiz koca karıların varmış bir bildiği yani. hamdolsun.

sonra CarrefourSa gördük küçük bir tane klasik hemen odamıza su aldık mini bardan kazıklanmayalım diye. Ben bi de Harper's Bazaar. Güzel bu ay. Sonra cuma günü ayak küçük tırnağını kıran kıyamam manitama nöbetçi eczane aradık. zaten topu topu 3 tane eczane olunca zor olmadı. Dönüşte de deniz gözlüğü aldım kendime. fuşya. normal insan versiyonu minik kafama büyük geldiğinden çocuk gözlüklerinden aldım. speedo. çok memnunum.

golf eldivenini de çocuk reyonundan alabilmiştim. he he küçük olmak bazen avantaj çünkü çocuk reyonu daa ucuz.

ha misal ikinci gün giydiğim kot şotumu da h&m çocuk reyonundan almıştım. Ulm'de Elif söylemişti bunu bak şu beden çocuk reyonu oluyor bize diye. bir de gömleğim var hatta h&m çocuk reyonundan :)

İyi ki alışveriş yapmayacaksın dediğinizi duyar gibiyim ama bu ihtiyaçtı ve nakit aldım. ben çünkü havuzda, denizde, her zaman gözümü açarım. refleks gibi gözüm kapalı yüzemem. haliyle de ihtiyaç yani ne yapayım şimdi ben