13 Ekim 2009

boş yere ağlama kalbini bağlama ankara kızlarına

düğün, dernek, hastalık vs derken ara verdiğim blog kariyerime kaldığım yerden devam ediyorum. geçen hafta ayşegülün kına gecesi ve bekarlığa vedası vardı. ayrıca ben cok fena hasta oldum. neyse cumartesi oldu sabah 7'de çıktık yola. serdar'ın şeferliğinde çiğdem, kardşeim elif ve ben çıktık road tripimize. ankara yoluna sonbahar gelmiş. o sapanca, o abant civari ne kadar güzledir tanrım. yapraklar, ağaçlar, renkler... ekim bitmeden bir gezi lazım oralara benden söylemesi. ağzımda da başlıktaki şarkı nedense :) ben lise sonda üniversiteleri gezmek için okul gezisi ile gitmiştim ilk kez ankaraya. o zaman 1 gece kalmıştım. ondan sonr ahep iş için gittim günübirlik. ilk defa doğru düzgün ankara gördüm. beğendim. hızlı gitmiyeyim henüz yoldayız. böğrüme vuran sabah güneşine karşı otobandan ilerlerken kaynaşlı çıkışından otobandan ayrılıp eski yola sapıyoruz. Cafer Usta'nın Yeri'nde yöresel doğan köy kahvaltımızı ediyoruz ki tek kelimeyle muhteşem. Muadilini İstanbul'da ancak Beşiktaş'taki Pando'da bulabilirsiniz.
Detaylar: Dörtdivan Metro Tesisleri tel: 0 374 331 23 - 24 http://www.caferusta.com/ http://www.caferustaninyeri.com/ tavisye edilir
bu arada ben o sabahın köründe nakra yolund abir şendim bir şendim anlatamam. serdar da o gun çok komikti sağolsun kızla benim kikirdemelerime sinir olmuşlar o kadar yani. Allah neşemizi bozmasın. Hepinize iyi haftalar

Hiç yorum yok: