13 Ekim 2009

Ankara'da Cumartesi

Ankara yollarında çok şendim söylemiştim size. Şöyle bir geyiğimiz oldu. Şimdi düğün sahipleri bize Türkiye Şöforler ve Otomobilciler Federasyonu'nun Konukevi'ni ayarlamışlar. Bir zamanlar bir forward e-mail vardı hatırlar mısınız bilmem. Bir taksi durağının önünde mi, şöforler derneğinn önünde mi ne artık bir pankart açılıydı ve Atatürk'ün söylediği iddia edilen bir söz vardı. "Türk şöforu en asil duygunun insanıdır" diye. yolda aklımıza o geldi, şöfor milletin efendisi midir neydi derken hatırladık, şöfor en asıl duygunun insanıdır diye. girerken ehliyet soracakarmış, ehliyeti olmayanı almayacaklarmış geyikleri derken sokağı bulduk, binayı arıyoruz ben hala geyik yapıyorum bakın bakayım kapısında şöfor en asil duygunun insanıdır yazıyor mu diye. bu arada çiğdem ve elif'in bu mailden haberi olmadığı için serdar ve benim kadar gülmüyorlar bu geyiklere. neyse binayı buluyoruz, önünde parkediyoruz, iniyoruz, kafamı bir kaldırıyorum ki ne göreyim. ahan da aşağıdaki yazı. yeminlen gözlerimden yaşlar geldi gülerken, kriz geçirdim. gördüğünüz üzere mekan beklentimizin çok üzerindeydi. biz acaba, havlu, şampuan var mıdır derken bildiğiniz 3-4 yıldızlı bir otel formatıyla karşılaştık. üstelik de çok ucuz. resepsiyondaki görevli herkes kalabilir dedi. başka bir görevli kalamaz dedi. ihtiyacınız olursa deneyin şansınız. tek kişi 45 çif kişi 60 tl haberniz olsun. yeri de karumun dibi. arkasında israil ve romanya büyükelçiliği var.
Adres: Fatma Aliye Sok. No: 1 Farabi Kavaklıdere Ankara Tel: 0 312 466 20 17
Otele yerleştikten sonra bir taksiye atlayıp 5 dakikada Filistin Caddesi'ne gidiyoruz ve Cadde'nin başında iniyoruz. Sağda DKNY ile başlıyor cadde. sıra sıra bir sürü cafe var. İleride solda House Cafe var ki biz çok beğendik ankara şubesini. Eat'n'Joy'u seçiyoruz biz oturmak için. Mekanın fotoları aşağıda. 3 katlı ve son katı teras. Ankara'da hava çok güzel. güzel bir şarap içiyoruz salatalarımızın yanında. fiyatlar İstanbul'a göre az biraz daha makul. Dekorasyon süper. Bu arada Ankara'da dikkatimi çeken dış (bir mimar ablası olarak dış mimari demem kadar gerzekçe bi şey olamaz ama olsun ben çizim masasına da mimarlık masası diyorum zaten) ve iç mimari alanında çok başarılı oldukları. Değişik tarzda binalar var. Mekanların iç dekorasyonlar çok güzel. Bir de anadolu insnaı ne de olsa hakkaten sıcaklar. Cafelerde çay falan ikram ediyorlar vs ne bileyim İstanbul'a göre daha sıcak garsonları falan.
Biz otururken yan masadaki kızlara bir waffle geldi inanamazsınız. Yanında da pamuk şeker vardı. Akşamki elbiseye sığma derdim olmasa götürürdüm bir tane ama tuttum kendimi.




Burdan çıkıp Arjantin Caddesine doğru yürüyoruz. Arjantin Caddesi'nin başında Ley's adında bir butik görüyoruz. Alt katında ne alırsan 50-TL indirimi var. Hemen dalıyoruz. Aşağıda resimlerini de göreceğiniz üzere çok kokoş, çok şahane bir dükkan. Ayıptır söylemesi bayaa bir alışveriş yapıyoruz Elif, Şeymoş ve ben. Söylemeyi unuttum Şeymoş da geldi tabi ki. Ankaralı'lar, sakın kaçırmayın bu indirimi. Özellikle gece için muhteşem şeyler var.
Elif bu pembe elbiseyi aldı. İlkay Hanım sağolsun ona bir de pembe bilezik hediye etti. Ayrıca aldığı bir de pantolon var ki askılı nasıl güzel anlatamam.
Şeymoş da bu elbiseyi aldı.
Burası da üst katı. Üst kat daha pahalı olduğu için sadece baktık :) Ben bir etek, iki bluz bir de elbise aldım. Merak ederseniz resimlerini çeker koyarım.
Burası üst kat.
Bu çantanın hastası olsum ama 220-TL idi.
Soyunma kabinleri...


Bu t shirtün has-ta-sı ol-dum.
Bunlar takı
Taçlar pahalı ama muhteşem... Alternatifler için bkz www.dareit.com
So cocosh
Veeee şu anda Almanya'da olan Elif'imden senelerce dinlediğim hatta tüm Ankaralılardan senelerce dinlediğim Cafemiz. Hakkaten çok güzel bir cafe. dekorasyon tam benim tarzım. Ama kafamd abu kadar güzel canlandırmamışım ben burayı :) Aklıma hemen Elif geldi. Ben onu bilkentte ziyaret edip buralara birlikte gelemdim. halbuki zor bi şey sanki ne var geliverseymişim. bi gece "nispet"e iki gece de "friday's"e gitmesem gidermişim. üzüldüm valla.

Sonra biz sanki ankaraya gezmeye gitmişiz gib yayınc akendimiz farkettik ki düğüne geç kalacağız. hemen otele döndük. yanında gözümüze kestirdiğimiz kuaföre gittik. zaten alnegirli saç yaptırmayacağımız için fazla sorgulamadık. zaten ben cuma akşamı Yıldırım Özdemir'e yine saçımı epey küt kestirdim ve epey açık bir gölge yaptırdım. kendi standartlarıma göre açık tabi ki platin değil.
İhtyacınız olursa diye. fön vs iyi.
Estillo Kuaför: Farabi Sok. No: 4/2 Çankaya/Ankara Tel: 0 312 467 80 11
Kuaförden apar topar çıkıyorum, koştura koştura giyiniyorum, şükürler olsun elbiseye sığıyorum, hafif bir makyaj dooru Atakule'ye düğüne...

1 yorum:

Selma Yıldırım dedi ki...

Şimdi şekerim o Filistin Caddesi uzun bir caddedir ama bir İstanbullu olarak biliyorum ki bize bana mısın demez.. Ne de olsa Bağdat Caddesini aşağı yukarı kaç kere turlamışızdır yaşamımızın değişik zamanlarında.. Neyse asıl meseleye geleyim o caddeyi Eat'n'Joy'u da geride bırakak biraz daha yürüdüğünüzde cadde biter, Kuleli Sokak başlar, işte orası da benim sokağım.. Yani Zeynepcim çok yakınlarımdaymışsın haftasonu.. Birgün bana bekliyorum başka yerleri de görmek için :))