19 Ağustos 2009

Tesadüf

Tam az önceki yazıyı bitirdim ki bir e-mail geldi. Sanki düşüncelerim okunmuş da bana hitabenmiş gibi.
Çünkü bu duygu iniş çıkışlarımdan kurtulmaya çalışıyorum. Bu kadar çabuk down olup bu kadar çabuk up olmak. Benim gibi insanlar bilir. Yorar insanı.

Ogul,
Insanlar vardir, safak vaktinde dogar, aksam ezaninda ölürler.
Avun oglum avun.
Güçlüsün, kuvvetlisin, akillisin, kelamlisin.
Ama: Bunlari nerede, nasil kullanacagini bilmezsen sabah rüzgarinda savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklini yener.
Daima sabirli, sebatli ve iradene sahip olasin.
Dünya senin gözlerinin gördügü gibi büyük degildir.
Bütün fethedilmemis gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet ve erdemlerinle gün isigina çikacaktir.
Anani, atani say, bereket büyüklerle beraberdir.
Bu dünyada inancini kaybedersen yesilken çorak olur, çöllere dönersin.
Açik sözlü ol. Her sözü üstüne alma. Gördün söyleme, bildin bilme.
Sevildigin yere sik gidip gelme, kalkar muhabbeti itibar olmaz.
üç kisiye aci: Cahiller arasindaki alime, Zenginken fakir düsene, Hatirli iken itibarini kaybedene.
Unutma ki! Yüksekte yer tutanlar asagidakiler kadar emniyette degildir.
Hakli oldugunda mücadeleden korkma.
Bilesin ki; atin iyisine doru, yigidin iyisine deli derler.
"Ey ogul! Artik Beysin...
Bundan sonra öfke bize, gönül almak sana...
Suçlamak bize, katlanmak sana...
Acizlik bize, yanilgi bize, hos görme sana...
Geçimsizlikler, çatismalar, uyumsuzluklar, anlasmazliklar bize, adalet sana...
Kötü göz, som agiz, haksiz yorum bize, bagislamak sana...
Ey ogul!
Bundan sonra bölmek bize, bütünlemek sana...
üsengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, sekillendirmek sana...
Ey ogul!
Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz...
Sunu da unutma: Insani yasat ki devlet yasasin.
Ey ogul!
Yükün agir, isin çetin.
Allahü Teala yardimcin olsun!"
Şeyh Edebali (1206 – 1326)

Hiç yorum yok: