25 Eylül 2013

Aci Vatan Almanya 2

Alisveris yapamamak. Buna biraz alismaya basladim ama hala Istanbul'u cok ozluyorum. Ben ki gece saat 11:00'de isten ciktigimda ya bu alisveris merkezleri de cok erken kapaniyor diyen insandim, dusunun burda halimi. Gerci calismasigim icin su anda cok sikinti yok ama ilk baslarda sikintili ve garipti. Hafta ici en gec kapanan dukkan 19:30'da kapaniyor. Cogu daha erken. Allah'tan marketler 21:45'e kadar acik da acliktan olmuyoruz. Cumartesi gunu ise cogu dukkan 16:00'da kapaniyor. Marketler yine gec saate kadar acik. Pazar gunu hicbir yer acik degil. Benzinlik marketleri haric. Bir de bizim evin alti daki firin acik saat 16:00'ya kadar.
Burda insanlar azar azar alisveris yapiyorlar. Yani oyle istifci degiller. Bense Turk'um taneyle sebze meyve alamam. Gecenlerde pazardaki Turklere goturdum Ale'yi malum artik tasiyamiyorum. Gozu dondu kim yiyecek bunlari diye ama iki gune hepsi bitti hoop ben yine pazar yollarinda. Iki gunde bir alisveris yapiyorum. Istif de yapiyorum ama neden boyle oluyor anlamiyorum valla.  Ya hamilelikten cok yedigimden ya da sebebini bilmiyorum. 
Yani bizim kari koca alisveri icin bir cumartesi gunumuz var. su koca yaz bir Kuzey Denizi ziyareti yapamadik cumartesi gunleri alisveris yapmaktan. Bebek esyalalari da dahil.
Pazar da ancak dinlenme.
Bunu Almanya'ya gelmeden once farketmistim zaten simdi iyice pekisti. Almanlar evde bizim gibi agi kaymisi gec mormal esofman altiyla bile gezmiyorlar. Ale isten eve gelir, takim elbisesini cikarir, kot pantolon veya casual baska bir pantolon ve gomlek giyer. Asla ve asla esofman alti giymez. Yazin cok sicak havalarda bazen sort giyer. O kadar. 
Haliyle ben de adamin yaninda pacoz gibi dolasmamaya basladim ki bence bu iyi birsey insan ozenli oluyor. Ama yine de ben evde pantolonla oturamam. Onun cozumunu de taytla buldum. Evde tayt giyiyorum genelde. Fakat bazi taytlarimla disari cikinca Ale'nin elstirisine maruz kaliyorum cunku burda soguk havalarda pantolon icine giyilen iclikler tayt gibi. Yani pacali donla disari cikmisim gibi oluyormus oyle diyor.
Gecen gun copu indirdim. Ustum de biraz kotuydu yeminle butun apartmani gordum iki dakikada ya. Murphy degismemis iste ergenlikte de pijamayla bakkala gidince hoslandigin cocugu gorurudun ya. 
Burada kapici yok beyler bayanlar. Istanbul'da Istinyepark'taki kiramiz kadar kira veriyoruz neredeyse ama bir kuru partman disinda birsey yok. Oyle havuzlu, gymlu site, kapici falan yok. Copu kendimiz cikariyoruz. Bi de yani burasi Bremen ya yuh Allah belanizi vermesin naptiniz yani. 
Cop olayi da ayri dert burda. Copleri ayirmak ve insanlari cop cikarmamaya tesvik etmek cok guzel birsey tamam ama benim gibi tembel icin yasanacak yer degil burasi. 
Iki haftada bir persembe aksamindan sari poseylerde plastik copu sokaga cikaracaksiniz. Sabah erkenden topluyorlar. Ale bir iki mizirdanacak oldu sen de cikar arada niye ama nafile bir caba oldugunu gorup vazgecti.
Iki hafta dolana kadar bu sari poseyleri kisin balkonda muhafaza ediyoruz yazin ise kokuyor diye Ale plastik copleri yikayarak cope atiyor. Evde dogru okudunuz yogurt kabini mesela yikiyor ve oyle atiyor. O kadar su harcadiktan sonra ne anladim ben o geri donusumden. Ben yikamadan plasyige degil normale atiyorum en azindan kokuttun lafi isitmiyorum kocamdam. Evet bizim evin titiz ev hanimi kocam.
Ornegin eve tasindigimizda karton kutulari actigimizdq cok saygili kocam o kutulari apartman kagit copune attirmadi bana baskalarina yer kalsin diye. Arabasina doldurup baska cope goturdu. Tabi diger komsular ayni inceligi gostermediler. Ama ben her zamanki sansli kisiligimle pek cok kutuyu apartmanin insaat islerini yapan iscilerin konteynirina atmayi basardim. Hem de isciler tasimama da yardim ettiler. 
Ama dedigim gibi burda cop dert. O yuzden insanlar herseyi satiyorlar bari atmasi dert olmasin bedava da olsa gelsin biri alsin evden kurtulalim diye.
Meyve sebze buyuk sorunsal. Gervi yazin fena gecmedi de sonbaharin gelisiyle yine kok sebzelere kaldik. Soyle guzel kokulu bir domatese ne kadar hasretim bir bilseniz. Lezsetli bor coban salata icin olebilirim. O yuzden Turk manavlar buarada unlu. En guzel meyve sebze Turk saticilarda diyorlar. Hakikaten de oyle tabi adamlar meyvenin sebzenin hasinin nasil olmasi gerektigini biliyorlar. 
Bu yaz eltim soylemisti sahte marka kiyafet giymeye "turken" diyorlarmis. Turklerin iyi birseyle meshur olduklari tek durum manavlik sanirim.
Medeniyet. Bu yaz bizim sokakta bir kiz bikini ustuyle yuruyordu. Tamam bu gereksiz ve pek cok Alman icin dedgarip birsey ama yine de o kizim sokakta rahatsiz edilmeden bu sekilde gezebilmesi hakikaten sapka cikarilasi. Parklarda bikiniyle hep gunesleniyorlar zaten bunu daha evvelki pek cok avrupa seyahatimden biliyordum ama yine de insanin cidden hosuna gidiyor kizlarin gotlerinde sortlarla rahat rahat gezebiliyor olmalari.
Veya size sarap dukkanindaki apartman eventimizden bahsetmistim. Samimiyetim olmayan komsumun bana cocuklarindan birinin babasi icin takiliyorduk biz iliskimiz olmadi demesi, bunu birlikte yasadigi adamin onunda anlatmasi, bu ayni adamla ayrilarken tanistigi cok yakisikli bir Turk'le iki gunluk iliskisinden bana rahatca bahsedebilmesi beni gercekten mutlu ediyor. Kimisine dejenere gelir aman bu mu hosuna gidiyor diyebilirsiniz ama mesele kadinin hayat tarzi degil. Mesele insanlarin hayat tarzlarini aman kim ne dusunur diye dusunmeden yasayanilmeleri ve kimsenin de onlari yargilamamasi. Iste muhtesem olan bu. Dusunsenize Istanbul'da bizim cevremizde bile ne modern gecinen insanlar hayatlarini ne kadar namuslu gostermeye calisarak, yalanlar soyleyerek yasiyorlar. Iste o ikiyuzlulukten sonra bu cok guzel.
Tabi o mecburu ikiyuzlulugun bir suru sosyolojik, psikolojik sebebi var ayiplamiyorum, sartlar zorunlu tutuyor biliyorum, ayri bir yazi konusu olur o dertler de ah.
Burdaki insanlari telefonla aramak icin bile randevu aliyorsun bazen. Ale'nin arkadasi bana hamileligimin basinda birseyler yollamisti. Tesekkur etmek icin aramak istedim, onumuzdek hafta su saate kadar arasin demis. Tek degil bu, oyle cok ornek var ki boyle. Yazin manikur randevusu almak icin guzelik salonunu aradim. Haziran sonuydu aradigimda. Agustos ortasina kadar doluyuz dediler ya. Yuh yani di mi. Spontan bi guzelleseyim yok. Son anda bir event cikti kuagore gideyim desen yok. Baksan da kimsenin eli manikurlu degil napiyolar bilmem oralarda.
Simdilik yine aklima gelenler bunlar. Sonra yine devam ederim aklima geldikce.

2 yorum:

Dudu dedi ki...

Aci vatan Avrupa de sen buna, burasi icin de dedigin seylerin cogu gecerli.
Annem ki cok titiz, temizlik delisi bir kadin degildir ama gebertir valla sokak kiyafetleriyle evde dolaninca. O yuzdendir ki ev kiyafetleri diye ayri bir rafim var dolapta :))ve ben sansliymisim, tinus da ben de evin icinde oldukca abuk ve rahatiz. cop atmaya da pijama dahil her sekil cikiyorum.
gunluk alisveris yapiyorduk biz de, ben mutfaga karismazken. 4. yilin solnunda ben de mutfaga girince, pazara gitmeye basladim haftalik istifler yaptim. elini atinca evde bir sey olmasi guzelmis.
senin o komsu tr'de olsaydi var yaaa.. mahalleden kovulmustu :)) verilmis sadakasi varmis da bremen'de yasiyor :) ay canim bremen, lafi gelmisken :)

Müge dedi ki...

Ooo, çok güzel yazı olmuş. Çöp ayırmak benim resmen hobimdir diyebilirim. Ama burada hobimi yaşayamıyorum. Gerçi biz de çöpleri didikleyenler bizim yerimize çöp ayrımı yapıyor.
Evde pijamayla, eşofmanla gezmem; gezene de kıl olurum. Bunun sebebini sana bir mail atıp anlatırım bir ara. Lakin pantolonla da olmuyor hakikaten, o yüzden ben de çözümü senin gibi tayt ve rahat ev pantolonlarında buldum. Ahmet de benim gibi, o da asla pijamayla gezmez.
Avrupalıların dakiklik, karşısındakinin özel hayatına ve zamanına saygısına hayranım. Arkadaşlarım arasında bir Deniz böyledir.