18 Mayıs 2012

Aslında ben çok eğlenceli bir insan(d)ım

ne olduysa iş hayatı ile oldu gibime geliyor. İlkokulda bütün notlarım pekiyiydi. Öyle pek çalıştığımı da hatırlamıyorum hani. Sonra Anadolu Lisesi'ni kazandım. Hatta o zamanlar bu büyük mevzuydu, her yerde yoktu, annemler Edirne'ye taşınana kadar 2,5 yıl yatılı bile kalmıştım. 7. sınıfın ortasında gündüzlü olunca, ki 13 yaşına falan tekabül ediyor herhalde, dışarı çıkmak için annemden babamdan izin almak çok koymuştu. O 7 sene boyunce öyle tembeldim ki hep kurulla geçerdim. Ama yine de kredili sistemde 5 dönemde mezun olmayı başardım. Hatta ve hatta son dönem hayatımda ilk defa teşekkür aldım. Yıllıkta da okulun önünde teşekkür belgemle resmim vardır. Sonra nasıl olduysa hukuk fakültesini hem de burslu kazandım. Allah için çok kitap okurdum ama. Öyle boş salak tembel tenekelerden değildim. Üniversitede son gece çalışanlar arasına terfi ettim ama hiç sabahlamadım. Uykum gelince yatardım. Okuduğum kadar. Derse girdiysem deste dinlediklerimi de hatırlardım ama bu pek sık olmazdı. Neyse okul da bitti, çalışmaya başladım. Avukatlık stajım esnasında genelde 9:00-18:00 çalışmama rağmen bunalıma girmiştim resmen. Bu ne be hayatımı böyle mi geçireceğim diye söyleniyordum. Staj bittikten sonra ne olduysa oldu bir başladım ki gelsin haftasonu çalışmalar gitsin sabahlamalar. Elalemin işi olunca sorumluluk duygum devreye girdi birden. İşte ondan önce ben böyle neşeli, rengarenk hayatı olan, çok düşünceli, arkadaşlarına süprizler yapan, ertesi gün sınav mı varmış umrunda olmayan, spontene gezen, sabaha kadar denz hesabı takılan bir insandım. Sabaha kadar gezip sınava giren bir insan oldum da sabaha kadar gezip işe giden bir insan hiç olamadım. İş hayatı ile birlikte bir control freak oldum ki anlatamam. Çok sıkıcı buluyorum artık kendimi. Öfff. İşi bırakınca inşallah eski halime dönerim. Niye böyle oldum ben acaba yaaa. İşten erken çıksam bile eve gidip uyumak istiyorum hemen, öyle gezeyim yine olamıyorum. Kronik bir yorgunluk. Bloglarda bakıyorum insanlar gezip duruyorlar. Benim hayatımda ne bir konser, ne bir sinema, ne bir sergi, hiçbir şey kalmadı yaaa. Hayır plan yapınca hep son dakika çıkan işler yüzünden iptal etmek zorunda kalınca ben de plan yapmayı bırkatım haliyle. Bir tek iki önceki işyerimde ilk 1,5 yıl it gibi çalıştıktan sonra son 1,5 yıl rahattım. Hobim falan oldu. Blogdan biliyorsunuz zaten. Utanmadan bir de sosyal kelebek koydum blogumun adını. O zaman öyleydim ama. İlişkinin de etkisi var tabi. Şimdi müstakbel kocamı da özlüyorum, hiç kaliteli vakit geçiremez olduk artık. Bugün Cevzoş geldi ofise, bak o da eski haline dönmüş. Nasıl iyi gördüm, kız insanlığa geri dönmiş resmen. İnşallah ben de işi bırakınca öyle olurum. Ya zaten ayrılacaksın neden bu kadar kasıyorsun diyorlar. Vallahi başta sorumluluk duygusu, sonrasında patron korkusu mu diyeyim artık bilemedim hala sanki ömür boyu burada kalacakmış gibi çalışıyorum. Bir de bende şöyle bir şey var, iş yoğun olunca büyün önceliğim iş. Geri kalan herşey ikinci planda. Ay kına yapmasam mı vaktim yok diyorum ama sonra eminim çok pişman olacağım bugünleri böyle geçirdiğim için. Herkes ay tadını çıkar en güzel günlerin diyor ama ben hiç güzel gün göremiyorum. Darlandım yine ben. Ben kafamda yanlış bir takım kodlamalar yapmışım sanırım iş hayatı ile ilgili. Onları bulup kırmam lazım ama ona da vaktim yok :)
Hepinize güzel bir haftasonu dilerim. Benim yerime de eğlenin.

Hiç yorum yok: