16 Ocak 2012

Haftasonu

Selam Millet,
Cumartesi gecesi sonunda balomuza gittik :) Balo X konsolosluğundaydı ve X büyükelçisi, X konsolosu vs bir sürü insanla tanıştım. X hoteli genel müdürüyle de tanıştım. Benimkine dedim ki aman keep in touch evlenirsek falan. Evleneceğimiz yok ya dilime pelesenk olmuş işte. Neyse http://www.davetcokelbisemyok.com/ dan harika bir vakko tuvalet kiraladım. üzerine fabrikadan 255 liraya siyah bir kürk aldım. kesilen tüylerdenmiş ama derili değil yani. Yıldırım Özdemir'den Cenk saçıma mükkemmel ötesi bir topuz yaptı, Nigar yoktu Sibel kaşımı aldı makyajımı yaptı, Gülçin de manikürümü yaptı ve flor mar 128 oje sürdü. hazırdım ben yani. ayıp olcak ama cidden biyendim kendimi. o kadar şeye babam da güzel olur diyebilirsiniz ama olmayan da olmuyor yani ne yapalım. üstelik makyajım çok hafifti yani söyliyeyim. manitom da smokin giydi. yedik içtik dansettik güzeldi. Sonrasında fotoğrafçı arkadaşım Ali Taşkıran'ın stüdyosundaki partiye gittik. orası da güzeldi. 1-1,5 saat kadar da orada takıldıktan sonra eve gittik. Geç uyandık. Rüyamda hamile olduğumu gördüm, sabah sevgilime bir kustum yine daha ne bekliyon sen diye, klasik, ben kustukça o geri çekiliyor, o geri çekildikçe ben kusuyorum o yüzden asla evlenemeyeceğiz. Zaten o karar verdiğinde artık pişmaniye olacağından çocuk yapamayacağımız için ben istemeyeceğim artık. bazen o kadar gıcık oluyorum ki ona sorduğu zaman sırf inattan hayır diyesim geliyor bazen. o kadar gıcık oluyorum yani. uyuz. ama gel gör ki hayatımda gördüğüm en tatlı sevgililerden de biri. çoğu evle kocanın yapmadığı kadar care ediyor beni, hep düşünüyor, öyle de tatlı. o yüzden de çok uzun süre gıcık olamıyorum kendisine. ay bilmiyorum çok kafam karışıyor bazen. drama queenliğe bayılıyorum. bana diyor ki hep negatif sonuç bekliyorsun. sanki hakikaten öyle kötü bi şey olsun da terkedeyim onu gibi davranıyorum çoğu zaman. aman neyse işte. öyle ben klasik ağladım zırladım sonra le pain'de kahvaltı ettik sonra bu işe gitçekti gidemedi. beni öyle üzgün bırakamazmış bahane de haızr götümü kaldıramadım tembellikten demiyor da. neyse sonra ben organik alışveriş yaptım annemin tarifiyle portakal sulu kereviz yaptım ki daha önce blogta vermiştim tarifini ama üşendim şimdi kimbilir hangi postta. bir de kıymalı karnıbahar. sonra evden çalıştım biraz. sonra yemek yedik. çok beğendi karnıbaharı :) sonra sinemaya gittik ejderha dövmeli kzı izledik, beğendik. sonra da eve geldik yattık uyuduk. o hemen uyuyamadı ama ben uyudum. ev çok soğuk ya biz bi şeyi beceremiyoruz ya da istinyeparkın evleri dandik. kat kat giyinip uyudum resmen. artık seksapel yapamadım valla bokum dondu. gece bir ara bi uyandım bizimki misafir odasında yatıyor. gittim noluyo dedim, dedi geldim ben yattım ama sen tüm yorgana sarınmışsın üşüdüm, çekmeye çalıştım seslendim ama derin uyuyodun. sonra ben yanında yattım sonra ben orda uyuyamadım geri döndüm. bir süre sonra o geldi. sabah 7'de kalkacaktık sözde ven 9 buçukta ancak uyandım o da on buçuka krmuştu saatini yeniden. neyse benim haftasonum da böyle geçti işte. çok yorgunum sevgili blog çok. bildiğiniz gibi değil. bu hafta outlook training diye bir şeye katılacağım. bakalım enerji ve mutluluk verecek mi bana. vallahi çok ihtiyacım var. zavallı bendeniz başladı yine kişisel gelişim şeylerine. bu kadar gururlu olmasam d abıraksam işi sevgilim bakar bana zaten. of yapamıyorum işte. bok var sanki. stockholm sendromu oldu galiba bende yoksa hala burada çalışmaya devam etmemi başka türlü açıklayamıyorum. ya da içimde hala hısrlı bir kariyer kadını var. evlenmeyi de biraz kurtuluş olarak görüyor olabilirim. bilemiyorum. hayırlısı bacılar ne diyeyim. öperim hepinizi. iyi haftalar.

Hiç yorum yok: