07 Nisan 2010

Zevk-ü Safada bir nokta :)

Efenim biz cumartesi günü Aslı'mla Les Ottomans'ın hamamına gittik. Randevumuz 12:00'deydi biz önden 10:30'da buluştuk. Önce arıtılmış deniz suyundan havuzda yüzdük. Sonra bol tuzlu jakuzide pelte kıvamına geldik. Dinlenme odasındaki ısıtılmış taş yataklarda yattık. Sonra buhar odasında ölü derilerimizi yumuşattık. Limonlu sular içtik veee hamama girdik. Keselendik. Biz artık olarak vücut bakımı da almıştık maskelendik falan orda yumuş yumuş olduk çıktık. Köpük masajı falan derken pelte olan bünye buz masajıyla kendine geldi. Çıkışta yine ısıtılmış taş yataklarda kaybettiğimiz minerallerimizi geri almak için ayranımızı yudumlarken biz hep bu hayata layığız işte artık ayda ir gelelim bari diye diyee dinlendik. ve fakat bünye alışkın değil 15 dakikadan fazla yatamadık bu şekilde. Hediye fönümüzü çektirip çıktık.
Dışarıda çok hoş bir cafesi var adını unuttum şimdi. Böyle bizim üniversite zamanları haftaiçi gittiğimiz bebek divan günlerini hatırlattı bana. Kalabalık Bebek'e güzel bir alternatif bu cafe. Aklınızda olsun.
Allah'ım büyüksün, oooh.
Tavsiye edilir mi? ooo bebeim kesinlikleeeeee

Hiç yorum yok: