17 Kasım 2009

Cherie

Dün gece, Berlin Film Festivali'nde ilk kez gösterilen 2009 yapımı Cherie filmini izledim. Ayrıca bu yılki Film Ekimi'nde de gösterilmiş. Yönetmen Stephan Frears. Başrollerde Michelle Pfeiffer ve Rupert Friend var. Fransız yazar Colette'in romanından uyarlama.
Filmin başlarında biraz sıkıldım açıkçası. Genç Cherie (Rupert Friend) ve yaşlı Lea (Michelle Pfeiffer) arasında sürekli anlamsız bir sevişme hali söz konusu gibi geldi. Sonra yavaş yavaş konu ortaya çıkmaya başlayınca film de anlamlı bir hale geldi. O yüzden, sabredin.
Eğreti gelinin Fransa versiyonu diyebileceğimiz bir durum söz konusu. Nispeten. İzlerken bende Kamelyalı Kadın'ı okuyormuşum gibi bir tad bıraktı ne yalan söyleyeyim. Fazla kadınsı, dramatik. Yoğun bir İngiliz aksanı hakim filme.
Konu özetle şu, evlenene kadar yetişmesi için çapkın ve hovarsa Cherie, Lea'nın yanına eğitime gönderilir. Normallerine göze uzun (6 yıl) süren bu birliktelik Cherie'nin evlenmesi ile sona erer.
Beni etkileyen sahne Michelle Pfeiffer'in yatakta Cherie diye doğrulup ağladığı sahnedir.
Erkekler ve bazı kadınlar için sıkıcı gelebilir. Ama izlenebilecek bir film olduğunu belirtmeliyim.
İKSV'nin sayfasındaki açıklama ise şöyle;
"Fransız yazar Colette'in şatafatlı Belle Epoque döneminde geçen, cinsellik, para, yaş(lılık), toplum ve aşk hakkındaki bu cüretkâr ve şehvani romanını sinemaya uyarlayan, Atonement / Kefaret, Total Eclipse / Tutkunun Şairleri ve yine Stephen Frears'ın yönettiği Dangerous Liaisons / Tehlikeli İlişkiler filmlerinin de senaryo yazarı olan Christopher Hampton. Aşkım, zengin erkekleri baştan çıkarmasıyla meşhur 49 yaşındaki Léa de Lonval'le, daha 19 yaşındaki havalı ve deneyimsiz Fred'in altı yıl süren ilişkilerini anlatıyor. 1900'lerin başında Paris'te geçen filmde Léa, rakibesi Charlotte'un oğlu Fred'i kadınlar hakkında bir şeyler öğrenmesi için kanatları altına alır. İlişkileri safi zevkten ibaretken birbirlerine âşık olurlar."

1 yorum:

Selma dedi ki...

ben bu filmi bir an önce izlemek istedim Zeynep.. Collette bir zamanlar okuduğum bir yazardı, bakalım film nasıl.. Öykü de bana azıcık tanıdık geldi ne diyeyim :)))