13 Kasım 2009

Casa de Fados

Dün akşam konsere tek başıma gittim biliyorsunuz. İyice yaban oldum ben söylemedi demeyin. Yakında Müjde Ar ve zengin arkadaşları suratıma bakıp "yabaaan" diye maytap geçecekler benimle. plan program yapmayı bekleyene kadar amaan ben giderim diyorum.
neyse yolda loy loy Seviloy ve abisinin eşi ile rastlaştık. Meğer onlar da konsere gidiyorlarmış. Uzun bir biletix kuyruğu ve uzun bir içeri giriş kuyruğundan sonra biletimde yazan "I"yı birinci sıra zannettiğim için en önde oldukça dolandım nerde oturuyorum ben yaw diye. Sonra ayrdım duruma ama neyse "I" da kötü değildi sonuçta.
Konser başladı. Sahnedeki ortam süper. ilk yaşlıca bir bey kalktı ismini bilmiorum maalesef muhteşem Fransızca konuşuyor, aralarda gülenler oluyor ama biz mal gibi bakıyoruz Fransızca bilmediğimizden. Mevzuya Türk kaldık durumu oldu birazcık. Sonrasınd aşarkı söylemeye bir başladı ki muhteşem bir ses. Sonra sırayla herkes söyledi ki ben he defasında ay bunun sesi daha güzelmiş deyip bir sonrakini daha çok beğeniyorum ama neticede 6 solistin de sesleri tek kelimeyle muhteşemdi. Ancaaak siyak uzun elbiseli bayaanın söylediği şarkılardan mıdır bilmem ben en çok onu beğendim sanırım.
Biliyorsunuz ben hep güzel müzikler dinleyince, hele ki böyle içli içli, hayatı kaçırıyorum, bir yerlerde insnalar müzik ve dansla dolu bir hayat yaarken ben burda kurumsal hayat yaşıyorum diye düşünüyorum, üzülüyorum. Bu sefer de başlangıçta öyle düşündüm ama sonra vazgeçtim. Dedim ki şu yaşadığım an, bu müziği canlı dinlemek, bu anın keyfini çıkarmak. İşte hayatın güzel anları bunlar. Tadını çıkar Zeynep boşver şimdi düşünmeyi dedim ve tadını çıkardım gerçekten.
Ruhuma çok iyi geldi.

1 yorum:

zenushka dedi ki...

yabanim,
kurumsal sovalyem,
senin kulaginin guzelligi degil mi zaten o insanlarin sesinin guzelligi...
cok ozluyorum seni