27 Ekim 2009

Neler Oluyor Adamlara

Bizim evde mor çatı durumları söz konusu bu aralar. Adamlara bir haller oluyor. Son bekar kale ben olduğumdan desteğim kız arkadaşlarıma. İğneyi kendimize de batırmak lazım tamam ama kızların üzüldüğü kadar üzlüyor mu bu erkekler bilemiyorum. Ya da onlar hayatlarına çok daha kolay devam ediyorlar ya. Kızlar çok fedakarlık yapıyorlar ya. Sonra da yapmasaydın diye karşılık buluyorlar ya. Sonra bütün hayatlarını bağladıkları adamlar gidince daha bir yıkılıyorlar haliyle. İnsan hep önce kendi olacak hep önce kendi için yaşayacak ya. Bunu anlamak acı derslere maloluyor tabi. ama olsun bu dersi almak da önemli.
Kızlarım, sizi seviyorum ve üzülmenizi hiç istemiyorum.
Kadın olmak zor zanaat. Yüzyıllardır her hakkımızı aldık da kendimizi bir erkeğe beğendirmek zorunda olmama hakkımızı alamadık ve kızlar. Manikür, pedikür, ağda, lazer, fön, makyaj yapma/çıkarma, giyinme süslenme, kalem etek, topuklu ayakkabı vs... Kendimi kandırmayalım. Kendimiz için giyiniyoruz tamam ama kendimize güvenelim, beğenelim diye. O zaman beğeniliyoruz zaten. Bir sarmak aslınd ahepsi birbirine bağlı. Halbuki bütün mesele kendimize güvenle alakalı. ama en güzelimiz, en kendine güvelimiz bile bi erkeğin kendimize olan güvenimizi sarsamasına nasıl da izin veriyoruz. sonra tekrar iyileşme ve kendine olan güvenini geri kazanma süreci. Bu sabah nedense aklıma geldi. Ben de aynı şeyi bir erkeğe yaptım bence. Aslında insna olarak düşününce üzüldüm. çünkü hani kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyi başkasına yapmamalıyız falan ya. erkeklere ben hep böyle yaklaştım ama artık bitti. bana bazı söylediklerine yaptıklarına nasıl izin vermişim diye kızdım kendime ama sonra rahatladım. oh canıma deysin ben de onu ezikledim.
Bu aralar tesadüfen iki kitap geldi önüme. Birini metroda bir kız okurken gördüm. Sahneyi anlatıyorum kız oturmuş kitabını okuyor. yanındaki kız eğilmiş kitabı okumaya çalışıyor. ben üstten eğilmiş kitabı okumaya çalışıyorum. adı "erkekler niçin cilveli kadınlardan hoşlanır?". yazarı sherry argov. orjinal adı "why men like bitches?" ama orjinali Türkiye'de yok sanırım. Bulabilirseniz onu alın zira tercümesi kötü. Bu kitap işin tüketim, yüzeysel ve boş yanı evet ama haklılık payı olduğu noktalar yok değil. Okurken vaaay yaptım ebn bunu, bunu da, bunu da... diyosun. Her anne kızına 16 yaşına gelince vermeli bu kitabı. Ciddiyim. Ama erkeklerden uzak tutun. Onlar okumasın. Cilveli ile kasıt motorsal hareketler değil tabi. kadın güçlü olacak, kendi ayaklarının üstünde duracak ama adamı da parmağınd aoynatacak hesabı. Kitapta yazanları harfiyen yapmak mümkün değil ama tek bir şey öğrensek kardır yanımıza bilesiniz. yani sonuçta hayatta böyle yaşanmaz, oyun oyun. ama her yaşadığımızın sonunda da görüyoruz ki ister ayı olsun ister kibar, ister eğitimli olsun ister eğitimsiz, ne olursa olsun erkekler klişe. kaçan kovalanır. bütün mantık bu sakil klişede gizli. dediğim gibi ben şahsen sürekli oyun bir insan olamam. beceremem de zaten. beceremediğim de ortada zaten.
ama benim becerdiğim başka bir şey var. ben tek başıma o kadar mutlu, huzurlu ve o kadar aykatayım ki bu klişelere ihtiyacım yok. çünkü benim bir erkeği hayatıma almam için sevgiden başka nedene ihtiyacım yok. çünkü ortada ihtiyaç yok. ayrıca benim kendime ait hobilerim, arkadaşlarım, zevklerim var. yalnız kalma ihtiyacım var. yani ne kadar aşık olsam da kendime özel zamanım olmasını isterim. bu da aslında karşımdaki erkeğe hiçbir zaman beni avuçta hissettirmiyor. çünkü benim için dönüp gitmek çok kolay. geçmiş yıllarda da gördüğümüz üzere aşkımdan gebersem de değerimi bilmeyene, beni mutsuz edene arkamı dönebilyorum. ha benim ki de aşırı tabi sonra sürekli ilişki kuramıyosun işet aman onu mu çekicem bunu mu çekicem derken. neyse bunların tek bir cevabı yok sonuçta. ama amaç mutlu olmaksa, herkes mutluluğa giden yolda kendi yoluna seçmekte özgür. bağımlı veya bağımsız. ne şekilde mutlu olacaksa. sonuçta kimse kimseyi yargılayamaz. büyük de konuşmamak lazım öyle bir aşık olurum ki köpek olurum, onu da bilemem sonuçta.
Diğer kitabı da Cevza önermişti bana. "Aşk Özgürlük Tek Başınalık". Yazarı Osho. Bu da spiritüel ve felsefik bir kitap. Bu kadar ideale ulaşmak da zor ama yine de insana birşeyler katabilecek bir kitap. ancak hayatında hiç meditasyon yapmamış bir insnaın bu kitabın ne demek istediğini tam olarak anlayabileceğini sanmıyorum. bu sebeple önce bir art of living kursuna katılın isterseniz. ciddiyim :)
Aşk konusunda biraz teori de iyi olur. pratik yapamıyorsak da zamanımızı boşa harcamayalım derim ben :)

Hiç yorum yok: