16 Eylül 2009

Herkes için suşi

Bizim birşeyler oldu bloguma giremedim. Birşeyler olmasa da girecek vaktim yoktu gerçi.
Pazartesi günü flamenco dersi iptalmiş. Ama ben henzü sınıfa kayıtlı olmadığım için bana haber de vermemişler. Ofisten erkence fırlayıp metro ile taa Aznavur'a gittim. Kös kös dönerken bari şu Bunka Cafe'yi bulup onu deniyeyim diye düşündüm. Fransız Konsolosluğuna gelmeden önceki soldan saptım, o sokaktan da sağa döndüm (tam olarak Fransız Konsolosluğu'nun arkasında) işte Bunka solda durmakta.
İster yeni başlamış olun ister gerçek bir sushi lover olun, bunka Cafe bilinmesi gerekenlerden. Japon Kultur Merkezinin alt katında. İçerisi küçük ama tam Japon dizaynında. İçeride bir Japon aşçı ve bir Japan garson var çalışan.
Girişte sağda 6 kişilk bir masa, onun yanında 4 kişilik bir masa ve onun yanında da 2 kişilik bir masa var. Ortada yükske bir basamakla çıkılan ve geleneksel olarak Japonların oturduğu gibi oturulan 4 kişilik bir yer sofrası var. Sol tarafta da aynı şekilde 4 kişilk bir yer sofrası var ama bu bölüm sürgü kapılarla mekandan ayrılıyor. Özel oda diyelim yani.
İçeride 6 kişilik bir Japon grubu var. Biri Türk. Bu iyiye işaret. Demek ki kendi halkları gelip yiyorsa güzeldir. Türk kızın nasıl çatır çatır Japonca konuştuğuna inanamazsınız.
Yan masada da date'e çıkmış 2 üniversiye öğrencisi var. Bence date yani.
Kalabalık olduğu için yarım saat sürer suşinin çıkması diyorlar. Peki deyip beklemeye başlıyorum. Beklerken Dominique Lapierre ve Larry Collins'in yazdığı "Yasımı Tutacaksın" romanını okumaya başlaıyorum. Henüz çok başındayım ama muhteşem bir roman. Efsane bir matadorun hikayesini arka planda İspanya iç savaşı ile birlikte anlatıyor şimdilik. Bu konuda ayrı bir başlık gelecek tabi ki kitabı bitirdiğimde.
Yan tarafta Japonlar inanılmaz bir sesle hüpürdeterek çorbalarını içiyorlar. Bağıra bağıra da konuşuyorlar zaten. Okumakta zorlanıyorum.
Servis açtılar. Bir de kapalı kapta ısıtılmış ıslak kumaş var el silmek için. niceee ;)
Suşim yarım saatten önce geliyor. Çok mutluyum. Her zamanki gibi california roll ve ebi maki istedim. sushicodan birazcık daha güzel. yediğim en güzel sushi mi? hayır. ama yediğim en güzeller çok pahalı yerlerdi. Bunlar kendi fiyat ayaraı içerisinde oldukça iyiler. Kesinlikle gidilebilir yani. Ayrıca pek çok başka çeşit sushi, saşimi ve japon yemekleri de mevcut.
Sushi tabağımı çok beğendim. Ayrıca çubuklar da kullanımı bana kolay gelenlerden. Londra'daki Asia de Cuba'dakiler de öyleydi mesela.
İçecek menüsünü tekrar alıyorum. 2 adet çay spesiyali var. Bunlar çok özel çaylarmış. Japonların geleneceksel uzun ve sessiz çay seromonilerinde içilenlerden. Ben onladan birini istiyorum. Kız diyor ki onlar yemekten sonra mide ağrıtır (Japon garson oldukça iyi Türkçe konuşuyor). Klasik yeşil çay veya genmai çay öneririm diyor. Genmai patlamış pirinçli yeşil çay. İlk geldiğinde kokusu bir garip gibi geliyor ama hayır, kesinlikle çok güzel. Çıkarken kendime de almalıyım bundan mutlaka.
Bir şubesi de Göcek'te açılmış bu arada.
Çayı soruyorum 50 gr'ı 35 lira diyor. Pahalı, bir de 50 gr bana yarın kilo gibi gelmişti ama değilmiş. Azıcık. Japonya'dan geldiği için pahalıymış. Ucuz olanlar Çin'den gelenlermiş. Öyle diyor. Tabak çanak vs de Japonya'dan geliyormuş ama onları satmıyorlar. Çok güzeller.
Herkes gitti. Çok sessiz burası. Yine huzurluyum.
Yeni yerler keşfetmeyi seviyorum. Kendimle olmayı da seviyorum. İyice yabani olacağım ben böyle.
Jaonya'ya gelmek istiyorum. Pazartesi günü tapuda gördüğüm yakışıklı adamla buraya yemeğe gelmek istiyorum.
PS: Mekanın fotoğraflarını çektim ama henüz bilgisayara aktaramadım. Aktardığımda paylaşacağım sizinle.
Adres: İstiklal Cad. Fransız Konsolosluğu arkası Ana Çeşme Sok. No: 3 Japon Plaza 80060 Beyoğlu İstanbul
tel: (0212) 251 15 80 - 81/ 293 32 49
Pazartesi-Cumartesi: 12:00-23:00
Pazar: 12:00-21:00

Hiç yorum yok: