18 Eylül 2009

Edirne'yi Beklerken

Daha doğrusu Edirne'ye gitmeyi beklerken ve Verdi dinlerken birşeyler çızıktırayım şuraya diyorum. öncelikle beni okuduğunuzu biliyorum ama hiç tepki vermemenize bozuluyorum bilesiniz. Ne izleyici oluyorsunuz, ne yazıların altına tepki veriyorsunuz, ne de yorum yapıyorsunuz. Aşkolsun!!!
Tünel'de Groove ya da Otto ile başlayan akşamları özledim.
31.12.209 tarihinde bir yazı yazmışım Moleskine'ime ve 2009'a ilişkin dileklerimi sıralamışım. Kar yağıyormuş, ama istediğim beyaz örtü kıvamına gelmemiş. Kuaförde fön için sıramı bekliyormuşum. Harvey Nichols'da Balenciaga'nın klasik modelleri bile % 50 indirime girmiş. Altuğ işten ayrılmış, 2009'da mutlu olabileceği bir iş dilemişim ona.
demişim ki 2009'da gereksiz tek bir çöp bile almayayım: 2009 bu dilediğimi gerçekleştirmemiş, hepsi onun suçu :p
Bir insanı tanımak istemişim bu da olmamış. demek ki çok içten istememişim bu iki dileği :)
hayatımın en büyük aşkını yaşamak istemişim: o da olmamış
kardeşim bana demiş ki "sana birini buldum, kumral kısa boylu tam istediğin gibi" ben de "ben kısa boylu istemiyorum denk geliyor" bu aklıma gelmiş yazmışım.
o sırada bir iki kez yemege çıktığım biri arayıp, son zamanlarda sana soğuk davrandım galiba demiş. ben de üzülmüşüm ben ona soğuk davranıyorum diye kendinde sorun aramış halbuki ben istemiyordum. ama bunu nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum, bu durumu arkadaşlığa çevirmem lazım demişim.
kuaför yılbaşı münasebetiyle şarap ve çerez getirmiş. saçlarımı kestirmişim. hatırladım şimdi belime kadardı bahçecik kısa kesmemişti tombik suratlu olursun diye de kulunçların oraya kadar falan kesmişti ama bayaa kısalmıştı yine de. yıldırım özdemirde kısa küt kestirmem daha sonra çünkü.
sonra kocaman harflerle aşk, sağlık, para, başarı ve huzur yazmışım. 2009 hepsini esirgemiş benden. başarılı ile ilgili sıkıntım yok. huzurlu hissettiğim zamanlar da oldu arada ama o kadar. ay bakmayın pms'im diye dünyanın sonu gelmiş gibiyim. yarım saat sonra düzelirim. sonra yine dip yaparım falan 1 hafta 10 gün böyle gider işte :(
2 Ocak 2009 sabahı işe gelirken yolda, Barbaros'tan yukarı çıkarken soldaki apartmanın önünde bir adamın gazete ile örtülü cesedini görmüşüm. galiba apartmanlardan birinin kapıcısı imiş nerden böyle bir düşünceye kapılıp yazdıysam. çok üzülmüşüm. yeni yılın ilk günü pek çok insan için yeni başlangıçlar yeni umutlar oluyorken bazıları için de son ya da umutsuzluk oluyor demişim. çok üzücü Allah ailesine sabır vermişim demişim bir de.
aynı gün Hilal'in doğumu için Acıbadem Hastanesi'ne gitmişim. Elif'le beklediğimizi yazmışım. Saat 17:50'de 8 cm açılmış :) yuh bunu bile yazmışım. hala bekliyoruz çok heyecanlı demişim. Sonra Hilal'i sezeryane almışlar. 20:56'da Alphan 4.165 kg ve 55 cm'lik bir topaç olarak doğmuş :) "muş" dediğime bakmayın çok iyi hatırlıyorum ben bunları ama defterden seçme yaptığımdan böyle yazıyorum.
Moleskine'den seçmeler şimdilik bu kadar...

Hiç yorum yok: