31 Ağustos 2009

Cumartesi

Cumartesi sabah tabi ki erkenden uyandım. Uzun zamandır evde vakit geçiremediğimden hemencik evimi topladım. Süpürdüm. Çamaşır yıkadım. Çamaşırlarımı serdim. Çok azcık ütü yaptım ki temizlikçi çok ütü var diye evi dandik temizlemesin. Sonra viledayla çamaşır suları ile sildim. Ay nasıl mutlu oldum anlatamam. Garip gelmesin insan evini özlüyor. Biraz iş yapmak istiyor. Duşumu alıp kuaföre gidiyorum malum Istanbul Fashion Days'e gideceğiz ;) Bugün bende bir vakit aymazlığı var sanıyorum ki geç kaldım, alelacele Sitare Cafe'ye gidip çabucak omlet yiyorum, ordna kuaföre koşuyorum. Kız fönümü güzel çekiyor ama önleri beceremiyor. Diyorum ki diğer arkadaş önünü yapsa o geçen sefer benim istediğim gibi yapmıştı. Buz gibi bir hava esiyor. Benim kafamdan kaynar sular iniyor. Ama ne yapayım insanların kalbi kırılmasın diye kendi isteklerimi ertelemekten çok sıkıldım. Haftaiçi mesela kuaföre gittim. Saçım hariç herşey vardı. Bir kızcağız saçımı yapmak istemiş hatır için ördü. Ki o örgü bana hiç yakışmaz. Ayıp olmasın diye ses çıkarmadım. Bahşiş verdim. Ofise dönünce açtım. Niye bunları yaşayayım ki. Neden beğenmediğim bir saçla dolaşmak zorunda kalayım ki. Hayır vicdan da yapıyorum üzülüyorum da. İşte böyle saçma sapan herşeyi kafama takıp düşünmekle geçiyor fani hayatım.
Neyse kuaförden bir çıktım ki bayaa zamanım varmış. O kadar telaş yaptıktan sonra eve gidip kitap okudum. Yeni başladığım kitap yine Candace Bushnell'in Beşinci Cadde 1 Numara.
Neyse efenim bütün kızlar evde toplaştık, giyindik süslendik ve Özlem Süer defilesine doğru yola çıktııııık...

Hiç yorum yok: