26 Ağustos 2009

Beni Ayakta Gömün

Bu aslında çingenelere dair bir kitabın adıydı. Başlığı böyle atmak istedim. Bu hafta ikincisi gerçekleşen açıkhava sinemamız artık gelenekselleşmeye başladı. Bu haftaki filmimiz "Vengo" idi. Vengo benim 2002 sonu veya 2003 başındna beri izlemek istediğim bir filmdi. Müziklerini yıllardır dinlerim. Keza Gadjo Dilo da aynı şekilde. Onu henüz izleyemedim ama.
Yönetmen Tony Gatlif olunca oyuncular da çingene. Hikaye de kavgalı iki çingene aileyle ilgili aslında. (Bu arada şunu belirtmek isterim ki ben çingene yerine roman demeyi tercih edenlerden değilim. Çingene bir hakaret değildir. Kötü bir anlamı yoktur benim gözümde. Roman denmesi olayı komikleştirme ve ayrımcılığı meşrulaştırmadır bana göre).


Başrol oyuncusu Caco'nun Kadir İnanır'a benzerliği inanılmaz. Bir de bazı sahnelerde uzaktan ve kamerayla aşğıdan çekilen sahnelerde Desperado'daki Antonio Banderas'a benzettim.
Kısaca konusuna değinecek olursak, Cavo'nun kızı Pepa'nın ölümüne çok üzülüyor. Abisi Mario da başka bir çingene ailesinin oğlunu öldürmüş ve Fas'ta saklanmaktadır. Mario'nun spasitk oğlu Diego ile ilgilenemktedir Caco ve onu çok sevmektedir. Karşı aile Mario'dan almak istedikleri intikamı Diego'yu öldürerek almak istemektedir. Caco ise Diego'yu korumaya çalışmakatadır. Ve bunu şiddetle yapmıyor olması en dikkat çekici hususlardan biridir kanımca.


Film, İspanyol çingenelerin hayatlarına dair bir kesit sunuyor bize. Başrolde müzik ve flamenko var tabi ki. Filmin en can alıcı noktaları bunlar zaten. İşin içinde Tony Gatlif olunca müziklerin başrolda olmaması düşünülemez zaten. Arrinconamela'nın çaldığı sahne de en güzel sahnelerden biridir. Vazgeçtim. Dans ve müziğin olduğu her sahne güzeldi, üzgünüm ayrım yapamayacağım. Benim İspanyollara, latinlere, dillerine, kültürlerine, danslarına, müziklerine ve çingenelere özel ilgim vardır. Ama filmi ve müzikleri sevmemin nedenlerinin bu olduğunu düşünmüyorum. Tony Gatlif güzel bir film yapmış. İzlemenizi öneriyorum. Müziklere ise mutlaka sahip olmalısınız.



Tabi ben bu arada Trakya insanımı da hatırladım. Yolun kenarında arabadan müzik çalmalar, yolun ortasında oynamalar. Onlar flamenko yapıyor biz de roman havası oynuyoruz. Tek fark bu. Bir de film müziklerindeki ney Kudsi Ergüner tarafından çalınıyor.


1 yorum:

Adsız dedi ki...

albumu almıştım,ben de müziklerini tavsiye ederim.
çiğdem