28 Ağustos 2009

4 Sarışın

Daha önce bahsetmiştim. Candace Bushnell'in 4 Sarışın adlı kitabını okumaya başlamıştım. Bu sabah bitti. Kitapta 4 farklı hikaye var. İlki ikinci sınıf bir manken olan Janey Wilcox'un hikayesi. İkincisi bir köşe yazarı olan Winnie'nin. Carrie Bradshaw gibi yazar gelmesin aklınıza benim kafamda hep Rahşan ecevit tipi canlandı okurken. Üçüncüsü sosyetik bir prensesin, dördüncüsü de Carrie Bradshaw tarzı bir yazarın. Hepsinin ortak noktası sarışın olmaları ve bir amaçları olması.
New York'ta yaşayan 4 farklı tarzda insanın hayat tarzını anlamamızı da dağlıyor. Son hiyaede biraz london vs NY durumu var. Kaç gündür okuduğum chick litlerin sonunda ki hatırlarsanız biri İrlanda'da, biri Paris'te bu sonucusu da NY'da geçiyor. Benim de karşılaştırma şansım oldu :) Bizim İstanbul'luların da NY'lular olma yolunda ilerlediklerini düşünüyorum. Ben Londra'yı tercih ediyorum şimdilik.
Bu İstanbul'un hep kaçması, bizim hep kovalamamız, asla hiçbirşeye yetememiz hallerinden çok sıkıldım artık. Londra'da halbuki herşeye ne kadar fazlayız. Muhteşem birşey. Londra'da çok başarılıyız, güzeliyiz, akıllıyız, bakımlıyız. İstanbul'da asla yeterince değiliz ama.
Neyse tam chick lit tadında değil. 4 öykü. İlk öyküyü ayrı bir roman yapmış Candace Bushnell ama ben henüz okumadım. Diğerlerininki de gelecektir bence.
Bir de bu new yorkerlılarla çok da güzel dalga geçmiş.
Okursanız eğlenirsiniz, okumazsanız çok kaybınız olmayan kitaplardan.

Hiç yorum yok: