31 Temmuz 2009

Bloğum :)




Yaw kaç gündür bu blog benim gözümü tırmalıyordu da şablonu bir IT'ciye yaptırmam lazım sanıyordum. Kendi kendime yaptım bu Funky Chic :) şablonumu. Ay çok sevinçliyiiiiim :) Yazıları da biraz da düzelttim tapaj hatalarımı da düzeltirsem biraz daha insana benzeyecek blogum :)
İşlerim biraz hafiflediği için dün genel müdürümden yeni iş istedim. bu sebeple biraz yogun olabilirim şu sıralar ve de pek yazamayabilirim.
Serhat'ın anneannesi öldü :( Allah rahmet eylesin Melahat Anneanne çok tatlı kadındı. Seneler var ki ziyaretine gidemedim, göremediğime üzüldüm. Bana koca da bulmuştu da ben istemeyince şaka yaptım ben zaten demişti :) Hatırasına gidip İbrahim'le evlenesim geldi valla :) Huzur içinde yat Melahat anneannceğim.
Yarın Edirne'ye gidiyorum, badem ezmesi, kavala kurabiyesi neyin isterseniz deyin yeter.
Öğlen Harvey Nichols'un cafesi Gilt'in yerine Door grubunun yeni açtığı restauranta gittim. Adı Gina. Izgara somon salata yedim. Fıstıklı pesto sos güzel olmuş, ben de salatalarıma koyacağım bundan sonra (Barilla'nın kavanozda satılan pesto sosları var çok güzel ama çok kalorili demedi demeyin, bir de kardeşim Elif'in keşfi tost yaparken bu sosu içine sürüyordu -kaşarlı tost- benim damak zevkime göre çok güzel oluyordu açıkçası. Eliiiiif sabahları bana yine tost yap). Yalnız somona göre yeşillik biraz az geldi bana. Servis iyi. Zeytin ağaçlarının hastası oldum, keşke bizim terasa da bir tane alabilsem. Fiyatlar orta kararın hafif üstü gibi. Beyaz kumaş peçeteli yerleri hep severim zaten. İçerisin dekorasyonu da oldukça şık görünüyordu. Kanyon benim için öğle yemeği ve iş çıkışları için uğrak nokta olduğundan nedense özel olarak dışarı çıkınca veya birileriyle buluşma için kanyonu tavsiye etmek aklıma gelmiyor ama Gina yine de özel buluşmalar, hoş Italyan yemekleri yemek için özel olarak kalkıp gidilesi bir yer olabilir. İş yemekleri için de ideal olabilir veya akşamüzeri birşeyler içmek için.
Sonrasında da kahvemizi girişin bir alt katında GANT'in yanında açılan (Karoly'nin dayısınınmış burası) Mokarabia'da içtik. Sevimli küçük bir cafe. Üstelik öğlenleri de yemek de çıkıyor anladığım kadarıyla. Bu öğlen dört peynirli tortellini vardı mesela. Karoly'nin deyimiyle Cafe Nero'nun alkollüsü. Yemek yemek için dışarısı pek uygun değil zira koltuklu ama kahve içmek için ideal ve koltuklar çok rahat. Açık alanın sağ tarafında sigara içiliyor sol tarafında ise içilmiyor. Kime göre sol derseniz cafeye yüzünüz dönükken sol efenim. Yalnız Türk kahvesini pek güzel yapamamışlardı, telvesi az olmuştu söyliiim. Kanyon ve civarında çalışanlar için öğle yemeği ve iş çıkışları için alternatif sakin (yemek katında olmadığı için geleni geçeni az) ve rahat bir mekan olmuş.
Mokarabia'nın hikayesi de şuymuş (Food & Travel'dan aldım) 1700'lü yıllardan bu yana kahve ticareti yapan köklü İtalyan ailelerinden Zanetti'lerin, 1950'de üretimine başladıkları ve kendi kafe-barlarında sundukları özel üretim kahve markası Mokarabia, İstanbullu kahveseverlerle buluştu. Bugün İtalya'da 20 binin üzerinde kafe-barı bulunan ve ABD, İngiltere, Almanya, Fransa gibi pek çok ülkeye yayılan Mokarabia, Türkiye'deki ilk şubesini Nisan sonunda, Kanyon'da açtı. Şube sayısını hızlı bir şekilde artırmayı planlayan Mokarabia'nın süt köpüklü, kremalı ve kakaolu sıcak espressoları ve İrlanda usulü kahve bardaklarında servis edilen buz ve şekerle karıştırılmış soğuk espresso çeşitleri kahve kültürüne bir heyecan getiriyor. Mokarabia'nın diğer kahve zincirlerinden en büyük farkı alkol de servis etmesi. Martini ve mojito dahil pek çok kokteyli, İtalyan şaraplarını ve alkollü kahveleri içebiliyorsunuz. Külahla veya paket olarak da satılan gelato (İtalyan dondurması) kafede oturan müşterilere kup şeklinde sunuluyor. Pasticceria (pastane) kısmında İtalyan tatlı markası Bindi'den ithal edilen leziz paskalya çörekleri ve turtalar sunan; dondurmalarını Cremeria Milano'dan alan Mokarabia Coffee Bar her gün 10.00-22.00 arası açık. Kanyon Alışveriş Merkezi B1 Katı, LeventTel: 0212 353 54 10

Hiç yorum yok: