El Şamdanı
Ekru rengi bir geceliğim var. Bir zamanlar belki beyazdı, ama şimdi ekru; zamanın ona verdiği ad. Ayak bileklerime kadar iniyor; bol, feminen. Keten pamuk karışımı, muhtemelen. Dantelleri el işi değil; eski tip makine işi, ama o dönemin makinelerinin elinden çıkmış, yani hâlâ bir zarafet taşıyor. Önündeki beyaz işleme ve dantel şeritler tamamen eski Avrupa geceliğine ya da belki de içliğine ait. Kol ve yaka formu düz kesimli; bu da bana terzide ya da evde dikildiğini düşündürüyor. Yanlarındaki hafif üçgen genişlemeler, godet benzeri o açılmalar, 19. yüzyıl tekniğinin imzası. 1900 ile 1930 arasında bir yerde doğmuş bu gecelik; Belle Époque’un son nefesinde ya da 1920’lerin başı kırsal Avrupa’sında. Fransızların chemise dediği türden. Onu giydiğimde elimde bir chamberstick eksik; kulpundan tutularak taşınan o küçük şamdan. Küçük Prenses Sara, Londra’daki yatılı okulunun tavan arasına çıkarken tam böyle bir şamdan taşırdı. Çocukken pazar sabahları işitme engellile...