Kutsal Anne, Neredesin?

Almanya'nın Anne Paradoksu: Methiye Düzenler, Kariyer Söndürür

Almanya, anneliği kutsayan bir kültüre sahip. Çocuk doğurmak toplumsal bir erdem, vatanseverlik neredeyse. Peki bu "kutsal annelik" methiyesi iş dünyasında ne anlama geliyor? Kariyerine devam etmek isteyen, çocuk doğurduktan sonra geri dönmeye çalışan bir anne için Almanya nasıl bir yer? Kısaca söyleyeyim: Söylemde cennet, pratikte tuzak.

"Rabenmutter": 14. Yüzyıldan Kalma Bir Hakaret

Almanca'da Rabenmutter diye bir kelime var. "Karga anne" anlamına geliyor. Sözlük tanımı: çocuklarını ihmal eden, soğuk kalpli anne. Kime uygulanıyor bu kelime? Doğumdan sonra 10 aydan önce işe dönen anneye. Bebeğini kreşe bırakan anneye. Dokuz yaşındaki çocuğunu okul sonrası programa yazdıran anneye.

Almanya'da bu terimin Protestan gelenekle kökleşmiş, anneliği neredeyse kutsal bir ideoloji haline getiren güçlü bir arka planı var. Ve Bayreuth Üniversitesi'nden tarih profesörü Isabel Heinemann'a göre Rabenmutter kavramı tarihe karışmış değil, kadınlar bununla sürekli yüzleşiyor ve bu, sert verilerle de kanıtlanıyor.

Hatta meseleye bakın: Almanya eski Başbakanı Angela Merkel bile, çocuğu olmadığı halde, Rabenmutter olarak damgalandı. Yedi çocuğu olan Ursula von der Leyen da siyasi kariyerine başladığında aynı etiketi taşıdı. Yani çocuğun olsun ya da olmasın, kariyer yapan kadın her durumda yargılanıyor. 

Teoride Hukuk, Pratikte Cam Tavan

Almanya iş hukuku kağıt üzerinde güçlü korumalar sunuyor: Elterngeld (ebeveyn ödeneği), Mutterschutz (hamilelik güvencesi), işe geri dönüş hakkı, kısmi çalışma hakkı. Peki gerçek hayat?

Doğum yılında annelerin yalnızca yüzde 5'i tam zamanlı çalışırken bu oran babalarda yüzde 80. Kadın istihdamındaki artış neredeyse tamamen yarı zamanlı işe dayanıyor.

3 yaş altı çocuklarda kreş oranı yüzde 37,4, oysa 3-5 yaş arası çocuklarda bu oran yüzde 91. Üstelik Batı Almanya ile Doğu Almanya arasında büyük uçurumlar var; Batı'da ailelerin kreş talebinin gerçek imkânları çok aşıyor.Yani annenin işe dönmesi için kreş şart, ama yeterli kreş yok. İşe dönemezse kariyer çıkmaza giriyor. Kariyer çıkmaza girince geliri düşüyor. Geliri düşünce ekonomik bağımsızlığını kaybediyor. Döngü tamamlanıyor.

2024 yılında 6 yaş altı çocuğu olan annelerin yalnızca yüzde 50,2'si aktif olarak çalışıyor. Aynı gruptaki babalarda bu oran yüzde 83,2.

"Motherhood Penalty": Anneliğin Fiyatı

Ekonomistler buna Motherhood Penalty (annelik cezası) diyor. Almanya'da bu ceza özellikle ağır.

West Almanya verileri üzerinde yapılan araştırmalara göre 2013 yılında 25-45 yaş arası kadınlar, çocuk cezaları nedeniyle erkeklerden ortalama yüzde 34 daha az kazanıyordu. Daha da çarpıcı olanı: 1980'de toplam cinsiyet eşitsizliğinin yüzde 14'ü çocukla ilgiliyken bu oran 2013'te yüzde 64'e yükseldi. 

Bir de çocuksuz kadınlarla kıyaslamak lazım: Tam zamanlı çalışan anneler, çocuksuz kadınlara göre daha düşük ücret alıyor. Bu ücret farkı Batı Almanya'da Doğu'ya kıyasla çok daha belirgin. Genel tabloya bakarsak: 2024'te Almanya'da cinsiyet ücret açığı yüzde 16, AB ortalaması olan yüzde 11'in üzerinde.Ve yönetim kademesine çıkamama: Araştırmalar, anneliğin kadının mezuniyetten 10 yıl sonra yönetici pozisyonuna geçme olasılığını neredeyse yarıya indirdiğini gösteriyor.

Fransa ile Karşılaştırma: Aynı Meselede Farklı Dünya

Fransa'yı ele alalım. Orada da sorunlar var, yanılmayalım.

Fransa'da iki çocuğu olan kadınlar özel sektörde çocuksuz kadınlara kıyasla ortalama yüzde 12 daha az kazanıyor; üç ve üzeri çocukta bu fark yüzde 25'e çıkıyor. Fransa'daki kadınların yüzde 40'ı doğum sonrasında çalışma düzenini değiştiriyor. 

Ama Almanya ile farkı yapısal: Fransa ve Belçika'da annelerin tam zamanlı istihdamı kurumsal olarak destekleniyor; geniş çaplı, tam gün esaslı kamu kreş sistemi var. Almanya ise uzun süre geleneksel iş bölümünü destekleyen bir modeli korudu. Fransa'da annenin işte olması olağan, hatta kariyer yapmak beklenen. Almanya'da ise annenin çalışması hâlâ savunulması gereken bir seçim. Bu kültürel fark politikalara, Kita kapasitesine, çalışma saati anlayışına her şeye yansıyor.

Asıl Çelişki: Kim Destekleniyor, Kim Desteklenmiyor?

Devlet, eski mahkumların işe dönüşünü destekliyor. Engellilerin istihdamına milyonlar ayrılıyor. Bu doğru, bu gerekli, takdire değer. Peki ya çocuk doğurduktan sonra iş bulamayan, "motherhood penalty"yi bedeninde yaşayan, yarı zamanlı işte çürüyen, kariyer basamaklarının önü kapalı anne?

Onun için methiye var. Söylem var. "Almanya'nın geleceğini taşıyan kadınlar" lafı var. İstatistik yok, destek yok, tam zamanlı kreş yok, ücret eşitliği yok.Almanya, Fransa gibi işgücüne giren anneleri destekleyecek, damgasız kreş hizmetleri sunacak bir modele geçseydi hem doğum oranları artar hem de kadın istihdamı güçlenirdi. Ama bunun için önce bir şeyi kabul etmek lazım: Anne, kutsal değil, insandır. Kariyer hakkı, kimseye muhtaç olmama hakkı, eşit ücret hakkı var. Ve bu haklar için "anne olduğu için teşekkür etmek" yetmiyor.

Sonuç olarak, Almanya, anneleri methederken onları iş dünyasının dışında tutuyor. Toplum methiyeyi düzer, sistem ise sessizce cezayı kesiyor. Ve bu "ceza"nın adı bile var: Motherhood Penalty. Kültürün adı da: Rabenmutter. İkisi birlikte, çalışmak isteyen her annenin önüne birer duvar örerek karşısına dikiliyor.


Yorumlar

Popüler Yayınlar