07 Eylül 2011

Bu tatil iki şeye çok güldüm

biz Datça'dan Dalaman'a giderkene bizim pansiyonun aşçısının babasını ayarladılar bize trasnfer için. Dalaman'a az biraz kala adam benzinliğe girdi benzin almaya. biz de manitayla markete gittik su neyin alamaya. aaaaaaaa bi de çıktık adam yok. keko bizi bırakıp gitiş. ben krize girdim ama benim manita tırstı tabi eşyaları çaldı kaçtı mı diye. halbukisi ben ona söylemiştim aşçının babası diye ama duymamış. bi de söylemedin bana dedi uyuz uyuz gerildik. alman manita böyle oluyo sanırım planın aksamasına gelemiyo. ben adamın bizim eşyalarımızı çalmayacağını bildiğimden şapşiliğine çok güldüm vallahi.

bi de bi akşam rakı sofrasında şunu anlatıp yarıldık resmen. yazarken bilmem kolay olacak mı. elif ağzıma mıçıcak bunu okurken ama neyse. bi akşam iremler bunlara oturmaya gitmişler. selim'le mine de varmış. bizimki de Selim'le Mine'ye bizim yurt odasını anlatıyor. İşte giriyosun sağda ranzalar masalar, solda da dolaplar var diycene aklına gelmiyo "sağda da yurt kapsülleri" var diyo. hayır insan ömründ ekaç kere kapsül kelimesini cümle içinde kullanırki. dolap yerine kapsül lafı nasıl gelir aklına.

eliften inciler bol da artık onları anlatırsam kesin öldürür beni.ben birazdan çıkıcam inşallah manitamı göreyim acık artık yaa yetti garı çalış çalış

Hiç yorum yok: