08 Ağustos 2011

Göcek 2. Akşam

Göcek Ayyash Restaurant










İkinci akşam yemeğimizi eski adı Roka olan yeni adı "ayyash" olan restaurantta yedik. Deniz Berdan'ın dbskinnycook.blogspot.com adlı blogunda okumuştum. Ama adını unutmuştum. Üst resimde görebiliyor musunuz bilmiyorum ama şefleri dışarıda mangal yakıyor. Ben zeytinyağlı taze fasülye ve yoğurt yedim. İkisi de bugüne kadar yediklerimin en iyilerinden. Sevgilim de somon ızgara yedi. O da aynı şeyi söyledi. Göcek'e giderseniz kesinlikle tavsiye ederim. Tansaş ve Akbank'ın karşısında yeri.

Bence otelin alameti farikası budur. Golf aralabaları yerine sahile bisikletle gitmek müthiş keyif. Yalnız dikkat edin sahilden dönerken diğer otel misafirleri bisikletinizi çalabilirler. Dün benim çaldılar :( O yüzden otelden kilit istemeyi unutmayın. Göcek'in içinde de hep bunlarla gezdik harikaydı. Plaj çantanızı sepete attınız mı, oh mis.


O gördüğünüz şemsiyeler kahvaltı ve yemek salonuna ait. Kahvaltı ve yemekler güzel. Bir tek kahvaltıdaki incirler hep çok kötü denk geldi. Çok özel tatlar değil ama kötü de değil. Normal yani.

Otelin tek beğenmediğim kısmı SPA'sı. Hala HillsideSU'yun SPA'sı tektir benim için. Swiss Otel'e de öyle bir SPA yakışır bence. Masaj kötü değildi ama süper de değildi. Ambiyansınsa hiç ama hiç güzel değil.

Dönüşte havaalanına giişte Emina Sandal önümden girdi. Güvenliğe bir şey söyledi ve o aletin altından geçmedi. acaba hamile mi? ta ta taaa :) ilkin emin olamadım o mu diye. sonra bir baktım uçakta oğluyla önümde oturuyor. yanında da keko gibi biri. baktım konuşuo falan bununla Allah Allah şşaırdım. Bir de baktım Mustafa Sandal. Kafası küçücük, yüzü çok feci sivilcelenmiş. Hiç hoş bir adam değildi yani. Emina çok güzel ama. Ralph Lauran açık mavi polo yaka bir t-shirt giymiş ki Yaman'da da aynı t shirtün ayıcıklı markalısı vardı :) altında lacivert kısa şort ve dümdüz parmak aarsı siyah terlik. saçı da tepeden at kuyruklu makyajsız. Ama hakikaten çok güzeldi. LV'nin speedy beyaz renk olanlarından takmıştı. bakıcıları vardı bir de. bunlar böyle hakikaten sevimli, çocoukları ile ilgilenen tatlı bir aile gibi geldiler bana. sevdim yani onların o halini. yalnız Emina'nın çok hafif simitleri vardı. Bilmiyorum artık neden ama bok attığımı sanmayın sadece sevindim kimse mükemmel değil diye :) ama güzel.

bir de Ece Sükan'ı gördüm havaalanında. Bacakları ac-cayip ince. Üzerinde çiçekli mavi bir elbise vardı ki çok güzeldi. Ama kaşları yakından bi gereksiz kalın duruyor.


Kızın bluzuna bayıldım. Bu arada nerdeyse herkesin ayağında birkenstock vardı desem inanın abartmış olmam.

Vallahi genel olarak bu iki gün bana çok iyi geldi. Daha önce Göcek'e sadece bir kez tekne turu için gitmiştim ve Göcek'i pek görmemiştim. Bunu ilk sayabiliriz. Oteli de Göcek'i de çok çok beğendim. Çok sakin, huzurlu ve sessiz.

Tekne turuna bu seferlik çıkamadık ama buraya kesinlikle tekrar gelmek istiyoruz. Bir dahaki sefere yani...

Hiç yorum yok: