12 Mart 2010

Misket

Pazartesi akşamı, spora mı gitsem derken üşendim de Haluk'a gideyim bir dedim. Köfte de yerim diye düşündüm. Haluk hani sünnetinde 8 tane "A" harfi gelen liseden kadim dostum. Hani Ergene Uzunköprü Köftecisi'nin ortağı. Diğer ortağı da Ali. Neyse ben gittim Haluk'a anam Uzunköprü'den gelmiş annesi de börek, elmalı turta falan yapmış, bi yedik oh. Sonra da Ali'yi de alıp Misket'e gittik.
Misket'i ilk defa duydum. Meğer bizim toprka Yeniköy'lü Gülşen isimli bir bayanın yeriymiş. Hatta magazine gireyim Gülşen'in eşi de Baba Zula'nın solistiymiş.
Adresini telefonunu almadım ama Misket Beşiktaş balık pazarının arkadasın. 5 katlı sanırsam. girişte sağda mutfak var. biz mutfakta oturduk. Ali'nin çektiği dünya çingene müzikleri cd'sini dinledik. yeniköy şarabı içtik. süperdi vallahi yaa. sonra bizim liseden başka bir arkadaşımız geldi sonra Gülşen'in bir arkadaşı geldi kalabalık olduk. Muhabbet güzeldi, şarap güzeldi, Gülşen'in bize sunduğu yiyecekler de çok güzeldi. Hele eski kaşara bayıldım.

Her katta oturma grupları var. Son katta teras bile var. Cumartesi geceleri çok eğlenceli oluyormu. Biz bir cumartesi deneyeceğiz.

Baksanıza ışıkların düğmelerine. Tam eski usul.
Bunlardan bizim evde de var kolegalardan almıştık. Kolegalar bulgarlar ve romenler. Günübirlik edirne pazarına gelir mal satarlardı 90'lı yıllarda. Kolega denirdi onlara da. Arkadaş manasında. Bir kivi ve böğürtlen suları vardı anlatamam.

1 yorum:

asli dedi ki...

Ne guzel yazmissin, ben de bu aksam liseden arkasim Ebru ile amsterdamda takilacagim :)